<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TE Sağlık</title>
    <link>https://saglik.habertest.com</link>
    <description>TE Sağlık</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://saglik.habertest.com/rss/anne-ve-cocuk" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Apr 2026 14:49:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://saglik.habertest.com/rss/anne-ve-cocuk"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamilelikte Gizli Tehlike: Toksoplazma]]></title>
      <link>https://saglik.habertest.com/hamilelikte-gizli-tehlike-toksoplazma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://saglik.habertest.com/hamilelikte-gizli-tehlike-toksoplazma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük yaşamda sıradan bir enfeksiyon hastalığı olan ve çoğu zaman bulgu bile vermeden geçirilen “toksoplazma” enfeksiyonu hamilelikte çok tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her anne adayının toksoplazma enfeksiyonuna karşıdikkatli ve bilinçli olması gerektiği uyarısında bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Cüneyt Genç, “Toksoplazma tek hücreli bir canlıdır ve kedigiller bu parazitin doğal rezervuarıdır. Enfekte kedilerin dışkısında bol miktarda ookist denilen enfeksiyon etkeni bulunur. Genç veya yavru kediler daha çok ookist atarlar. Ookistler kedi tarafından dışkıladıktan 24 saat sonra enfeksiyon oluşturma özelliği kazanırlar. Oosit içeren dışkı bahçe toprağında, kedi kumunda, parklardaki kum havuzlarında, sebzeler üzerinde bulunabilir ve bulaşabilir. Çiğ et ürünleri de bu kistleri barındırabilir. Etlerin iyi pişmeden ya da çiğ olarak tüketilmesi de enfeksiyonu bulaştırabilir. İnsandan insana bulaşmaz. Gebeler kendilerinin ve bebeklerinin sağlığı için toksoplazma enfeksiyonuna karşı bilinçli ve dikkatli olmak zorunda” dedi.</p>

<h3>Parazitler Bebeğe Geçebilir!</h3>

<p>Toksoplazma enfeksiyonunun gebelik sırasında alınmasının tehlikeli sonuçlara yol açtığına dikkat çeken Dr. Cüneyt Genç şunları söyledi:<br />
“Sağlığa normalden çok daha fazla dikkat edilmesi gereken bir süreç olan gebelikte toksoplazma paraziti alınması durumunda, bu parazitler kandaki dolaşım sırasında plesentaya ve daha sonra da bebeğe geçerek konjenital toksoplazma enfeksiyonuna neden olur. Gebeliğin geç dönemlerinde enfeksiyon bebeğe daha kolay geçer ve daha az sorun ortaya çıkarır. ABD’de her yıl ortalama 4 bin konjenital toksoplasma vakası görülüyor. Bu enfeksiyon bebeklerde görme zayıflığı, körlük, havale, mental ve motor gelişmede gerilik gibi problemlere neden olabiliyor. Enfeksiyonun bebeğin anne karnında kaybına veya düşüğe yol açtığı da biliniyor. Bu açıdan enfeksiyon konusunda bilinçli olmak çok önemli.”</p>

<h3>Parazit Organlarda Yıllarca Yaşayabilir</h3>

<p>Normal bireylerde bağışıklık sisteminin güçlü olması durumunda bağırsak sisteminden kana karışan bu parazitlerin sadece biraz kas ağrısı, kırgınlık ve lenf bezlerinde şişliğe sebep olduğunu kaydeden Dr. Genç, “Normal zamanlarda bu enfeksiyon hiçbir bulgu vermeden de geçirilebilir. Parazitler 2-3 hafta kanda dolaştıktan sonra kaslarınız ve çeşitli organlarda yıllarca kalabilirler. Bu durum bağışıklık sisteminiz iyi olduğu sürece bir soruna yol açmazlar” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>Basit Tedbirlerle Korunabilirsiniz</h3>

<p>Anne adaylarının hem kendilerini hem de bebeklerini alacakları bazı basit tedbirlerle toksoplazma enfeksiyonundan koruyabileceklerini belirten Dr. Cüneyt Genç, kedi besleyen ya da kedi beslenen ortamlarda bulunan hamilelere ise şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Hayvanlar ve özellikle kediler evdeki en güzel dostlarımız. Ancak anne adaylarımızın bu konuda kendileri ve bebeklerinin sağlığı için daha bilinçli ve dikkatli olması, bazı tedbirleri alması gerekiyor. Her kedi toksoplazma riski taşımaz. Yavru ve genç kedilerde bu risk daha fazladır. Bu dönemde, sokakta gördüğünüz, tanımadığınız kedilere daha mesafeli davranmanız, kendi kedinizin dışarı çıkmasına izin vermemeniz, hep hazır kuru mamalar verilmesi, asla çiğ et ürünü yedirilmemesi, mutfak tezgahında ya da yemek masasında dolaşmasına izin verilmemesi önemli. Kedinizin kumunu her gün değiştirilmelisiniz. Çünkü kedi dışkısındaki ‘ookist’ ilk 24 saat enfeksiyon yapmadığı için kum ne kadar sık değiştirilirse enfeksiyon kaynağını azaltılması desteklenir. Mümkün ise kedinizin kumunu bir başkasının değiştirmesini öneririm. Eğer anne adayı olarak başka alternatifiz yoksa değiştirme işleminde eldiven giymeli, kumun havaya karışan tozlarında da parazit bulunabilmesi nedeniyle de maske takmalısınız.</p>

<p>Kedilerinizi sevdikten ya da kumunu değiştirdikten sonra ellerinizi ağzınıza burnunuza götürmemelisiniz. Hemen ellerinizi sıcak su ve sabunla iyice yıkamalısınız. Kedi tüylerindeki risk için de kedinin temizliğine dikkat etsinler.”</p>

<h3>Günlük Yaşamda Nelere Dikkat Etmeli?</h3>

<p>Dr. Genç, hamilelerin enfeksiyondan korunmak için günlük yaşamda başka tedbirleri de almasının önemine dikkat çekerek diğer tavsiyelerini de şöyle sıraladı:</p>

<blockquote>
<p>“Toksoplazma en çok pişmemiş ya da iyi pişmemiş etlerden de bulaşabilir. Bu nedenle et ürünleri çok iyi pişirilmeli, kalın et parçalarının içi çiğ kalmamalı. Etli çiğ köfte, çiğ salam, pastırma tüketilmemeli. Elinde açık yarası olan hamileler çiğ ete temas etmemeli, eğer dokunması gerekiyorsa mutlaka eldiven kullanmalılar. Bazı pastörize olmamış süt ürünlerinden de bu enfeksiyon alınabilir. O nedenle gebelik sırasında mutlaka pastörize süt ürünleri kullanılmalı. İyi yıkanmamış sebzeler, özellikle salata malzemeleri toksoplazma barındırabilir. Yeşillikler çok iyi yıkanmalı ve sirkeli suda bekletilmeli. Sinekler paraziti taşıyabildikleri için camlara sineklik takılmalı ve evde açık yemek bırakılmamalı. Bahçe toprağı ve çiçeklerden de parazit alınabiliyor. Bahçe ve çiçeklerle uğraşanlar işleri bitince ellerini mutlaka sıcak su ve sabun ile yıkasınlar. Oyun parklarında da kum havuzları kediler için uygun bir dışkılama yeri oluyor. Buralara da dikkat edilmeli.”</p>
</blockquote>

<h3>Enfeksiyonunun Fark Edilmesi Zaman Alıyor</h3>

<p>Ciddi belirtiler ile kendini göstermeyen toksoplazma enfeksiyonunun fark edilmesinin zaman aldığını vurgulayan Dr. Cüneyt Genç, “Hastalığa karşı en iyi korunma yöntemi hastalığı tanımak ve bulaşma yollarını en aza indirmek” diyerek şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>“Hastalık ciddi bir bulgu vermediği için hamile bir kadının toksoplazma aldığını anlaması çok zordur. Hastalığın yeni geçirildiğini gösteren kan antikor testleri vardır ancak bu testler bazen hastalık geçtikten uzun yıllar sonra bile pozitif kalarak hasta ve hekimin yanlış kararlar almasına neden olabilir. Bu testlerin rutin bakılması o ülkedeki görülme sıklığı ile ilgilidir. Örneğin Fransa ve Belçika gibi hastalığın sık görüldüğü ülkelerde rutin tarama önerilirken, ABD ve İngiltere gibi nadir görülen ülkelerde rutin tarama tavsiye edilmemektedir. Hamile bir kadın toksoplazma aldığında mutlaka bebeğe de hastalık bulaşacak diye bir kural yok.</p>

<p>Bebek hastalığı alsa bile özellikle gebeliğin son 3 ayındaysa büyük ihtimalle hiçbir sorun olmaz. Bir diğer sorun da hastalığı anne karnında alan bebekte doğum sonrası çoğu zaman bulgu olmaması. Hastalığın hasarları yıllar sonra çıkabilir. Hastalığın alındığı kesin ise özgün ilaçlar kullanılarak bebeğe bulaşması azaltılabilir. Ancak bu konuda sonuçlar da maalesef çok net değil. Bazen ilaç tedavisine rağmen bebekte sıkıntı çıkabilir. Bu nedenle, bilinçli olmak, bulaşma yollarına karşı dikkatli olmak riski azaltmanın&nbsp; en iyi yöntemi.”</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Anne &amp; Çocuk</category>
      <guid>https://saglik.habertest.com/hamilelikte-gizli-tehlike-toksoplazma</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Oct 2022 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikhabertestcom.teimg.com/crop/1280x720/saglik-habertest-com/uploads/2022/10/hamilelikte-karsilasilan-vucut-degisikliklerinin-hangileri-gecici-20200604101704.jpg" type="image/jpeg" length="69746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gebelikte ağrı kesici kullanılır mı?]]></title>
      <link>https://saglik.habertest.com/gebelikte-agri-kesici-kullanilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://saglik.habertest.com/gebelikte-agri-kesici-kullanilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gebelik, bilindiği gibi hem anne sağlığı hem de bebek sağlığı için özel koşulları barından ve bazı özellikleri itibariyle hassas davranılması gereken dönemlerdendir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik; beslenme ve alışkanlıklar açısından dikkat edilmesi gereken bir dönem olduğu gibi, ilaç kullanımı açısından da dikkat edilmesi gereken hassas bir dönemdir. Bu bağlamda en sık merak konulardan biri de gebelikte ağrı kesici ilaç kullanımı durumudur. Gebelikte kullanılabilecek veya gebelikte kullanılamayacak ağrı kesici ilaçlardan bahsedilecektir.</p>

<h2>Genel Anlamda Ağrı Kesiciler</h2>

<p>Ağrı kesiciler; NSAİİ, narkotik ve parasetamol (Parol*) türevi olarak kabaca özetlenebilir. İlaçlar genel olarak allerji, kan değerlerine bozulma, mide ve barsak hastalıkları, bulantı ve anaflaksi de başta olmak üzere çeşitli yan etkilere sahip olabilmektedir. Parasetamol etken maddeli olmayan ağrı kesici ilaçlar genel kaide olarak gebelikte önerilmemektedir. Fakat doktor önerisi ile ve doktor kontrolü ile istisnai durumlar söz konusu olabilir. Herhangi bir ilaç konusunda şüpheniz varsa mutlaka doktorunuza danışmalısınız.</p>

<h2>Gebelikte Ağrı Kesici Olarak Parasetamol (Parol) Kullanımı Güvenli mi?</h2>

<p>Diğer ağrı kesici ilaçlarla kıyaslandığında, sadece parasetamol etken maddeli ilaçlar(*) lüzum halinde gebelikte kullanılabilir. Diğer türevdeki narkotik veya NSAİİ grubu günlük hayatta sık kullanılan ilaçların gebelikte kullanımı uygun değildir ve teratojenik etkileri söz konusu olabilir. Eğer anne belirgin ağrı hissediyorsa (örneğin kas ve eklem ağrıları, diş ağrıları, bel ağrıları vs.) kullanılabilecek en güvenilir etken madde parasetamoldür. Parasetamol, <strong>gebelik kategorisi B</strong> olup gebelerde güvenle kullanılabilir. Gebelik kategorisi B olan ilaçların, insanlarda yapılan çalışmalarda fetüse bir zararının olmadığı gösterilmiştir. Genel kural olarak gebelikte en doğru olanı, özellikle 1. ve 2. trimester döneminde, herhangi bir ilaç kullanmamaktadır. Fakat anne için ağrılar dayanılmaz ise parasetamol etken maddeli ilaç kullanımı en doğrusu olacaktır. Bu ilaçları kullanabilmenin şartı bilinen allerjik reaksiyon veya karaciğer hastalığı bulunmamasıdır. Diğer taraftan bu tür ilaçların kullanımı, yan etkilerine yönelik yaklaşım ve gebelik etkilerine doktorunuz karar verecektir.</p>

<h2>Gebelikte Ağrı Kesici İlaç Kullanırken Neye Dikkat Etmek Gerekir?</h2>

<p>Gebelikte ağrısı kesici ilaçlar başta olmak üzere ilaç kullanırken dikkat edilmesi gerekilen en önemli unsurlar şu şekilde sıralanabilir:</p>

<ul>
 <li>İlacın etken maddesi</li>
 <li>İlaca yönelik allerjinizin olup olmadığı</li>
 <li>İlaç yan etkileri</li>
 <li>İlaç etkileşimi</li>
</ul>

<p>Gebelikte kullanmak istediğiniz ilacın ana etken maddesi harici, ilaç içerisinde başka etken maddeler de olabileceği düşünülerek prospektus bilgisi dikkatle incelenmelidir. Diğer etken maddeler teratojenik olup olmadığı önem arz eder ve fetüs için sakıncalı olabilir. Bu tür ilaçlar kullanılmadan önce mutlaka doktora başvurulmalıdır.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Anne &amp; Çocuk</category>
      <guid>https://saglik.habertest.com/gebelikte-agri-kesici-kullanilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Oct 2022 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikhabertestcom.teimg.com/crop/1280x720/saglik-habertest-com/uploads/2022/10/30-hafta-gebelik.jpg" type="image/jpeg" length="91712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Çetinkaya: "2 aylık bebeklerine köfte veren var"]]></title>
      <link>https://saglik.habertest.com/prof-dr-cetinkaya-2-aylik-bebeklerine-kofte-veren-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://saglik.habertest.com/prof-dr-cetinkaya-2-aylik-bebeklerine-kofte-veren-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Çetinkaya, İstanbul'da yaptıkları bir araştırmaya göre annelerin, daha hızlı kilo alsın, daha çabuk büyüsün kaygısıyla bebeklerine henüz 2 aylıkken ekmek, salça, köfte gibi besinler vermeye başladığını, bunun bebeğin gelişimi açısından çok tehlikeli olduğunu ve annelerin amacının tam tersine, gelişme geriliğine yol açtığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Neonatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Merih Çetinkaya, ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesi gereken bebeklerde ek gıdaya başlanma yaşının 2 aya kadar düştüğünü söyledi.</p>

<p>Yenidoğan bebeğin sağlıklı gelişimi ve erişkinliğe geldiğinde pek çok hastalıkla karşı karşıya gelmemesi için ilk 6 ay sadece anne sütü ile, ondan sonra ise ayına uygun ek gıdalarla tamamlayıcı beslenme programına uyulması gerekiyor. Ancak uzmanlara göre günümüzde, annelerin çoğu sabırsız davranıp henüz birkaç aylık bebeğe ek gıdaya başlıyor ve bu da bebeğin gelişimini olumsuz etkiliyor.</p>

<p>Türk Neonatoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Merih Çetinkaya, İstanbul'da yaptıkları ve yaklaşık 1000 anneyi kapsayan bir araştırmaya göre, annelerin "daha hızlı kilo alsın, büyüsün" kaygısıyla bebeğine 2'nci ayında ek gıdaya başladığını, köfte, ekmek, salça gibi o yaştaki bebeğin asla sindiremeyeceği gıda maddeleri verildiğini kaydetti.</p>

<p>"ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ MAALESEF TAM OLARAK KAVRANAMIYOR"</p>

<p>Prof. Dr. Çetinkaya, "Bebeklerin büyümesi ve başta beyin olmak üzere pek çok organ sisteminin gelişmesi için beslenme son derece önemli. Biz bugün için bebek beslenmesinde mucizevi besin maddesinin, hiçbir şekilde taklit edilemeyen, hiçbir özelliği yerine konulamayan anne sütü olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de hem dünya hem ülkemiz koşullarında, ilk 6 ayda tüm bebeklerin sadece ve sadece anne sütüyle beslenmelerini öneriyoruz. 6'ncı aydan itibaren ise anne sütünün bebeğin kilo alımı ve diğer enerji ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamaması nedeniyle ek gıdaların verilmeye başlandığı 'tamamlayıcı beslenme dönemi' olarak adlandırdığımız bir dönem başlıyor. Bu döneme tamamlayıcı beslenme dememizin sebebi de hala anne sütüne devam edilip, buna ek olarak bazı besinlerin verilmesi. Ama ne yazık ki başta ülkemiz olmak üzere dünyada pek çok ülkede artık annelerin mucizevi anne sütünün özelliklerini tam olarak kavrayamıyor ve sıklıkla 2'nci aydan itibaren bebeklerine ek besin vermeye başlıyor" dedi.</p>

<p>"DAHA HIZLI BÜYÜMÜYOR, TAM TERSİNE GELİŞME GERİLİĞİ OLUYOR"</p>

<p>İstanbul'un büyük bir ilçesinde yaklaşık 1000 anne ile yaptıkları çalışmaya da değinen Prof. Dr. Çetinkaya, şu bilgileri verdi:</p>

<p>Ne yazık ki annelerin yaklaşık 2'nci aydan itibaren bebeklerine 'sadece doymadığını düşündükleri için' ve yeterince büyümediği kaygısıyla pek çok gıda maddesine başladığını gördük. Bunlar arasında ekmek, salça, köfte bile var. Aklınıza gelebilecek her türlü diğer besin maddelerinin olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki bu, bebek de çok fazla sıkıntıya yol açıyor. Öncelikle bu ayda gastrointestinal sistemde bunları tam olarak sindirecek yeterli enzim olmadığı için bebeklerde kolik tarzı ağrılarla başlayan ve erken dönem besin alerjilerine giden tablolar oluyor. Sıklıkla döküntüler şeklinde besin alerjileri görüyoruz bebeklerde. Ayrıca bunlar sindirilemediği için bebeğin büyümesi olumsuz etkileniyor ve bu bebeklerde büyüme ve gelişme geriliği sık olarak görülüyor.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Anne &amp; Çocuk</category>
      <guid>https://saglik.habertest.com/prof-dr-cetinkaya-2-aylik-bebeklerine-kofte-veren-var</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Oct 2022 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://saglikhabertestcom.teimg.com/crop/1280x720/saglik-habertest-com/uploads/2022/10/anne.jpg" type="image/jpeg" length="38914"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
